Bu çalışma Türkiye gibi deprem riski yüksek bir ülkede halkın afet bilgisi, risk algısı ve bilgi edinme süreçlerini anlamak amacıyla yürütülmüştür. Günümüzde dijital platformlar özellikle YouTube, kullanıcıların uzmanlarla doğrudan etkileşime girmesine olanak tanımakta ve yorumlar aracılığıyla bilgi, algı ve duygusal eğilimlerini açığa çıkarmaktadır. Bu etkileşimler halkın depremle ilgili yanlış inanışlarını, bilgi eksikliklerini ve risk algısındaki boşlukları gözlemlemek için önemli veri kaynağıdır. Araştırmada örnek olay olarak yer bilimleri uzmanı Celal Şengör’ün bir YouTube yayını altındaki “Fay hatlarını yerinden değiştirirsek depremleri önleyebilir miyiz?” sorusuna verdiği ironik yanıt “Nası yapacağız onu abla be” ele alınmıştır. Bu yanıt halkın deprem konusundaki yanlış algılarını görünür kılarken, bilim insanlarının halkla kurduğu iletişimin bilgi aktarımı ve risk farkındalığını şekillendirmedeki rolünü de ortaya koymaktadır. Dijital ortamda oluşan yorumlar mizah, ironi, bilimsel merak ve toplumsal eleştiri ekseninde analiz edilmiş; böylece afet iletişimi süreçlerinin yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı kalmayıp toplumsal farkındalık ve dijital kamusal söylemin oluşumunda da etkili olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda çalışma afet iletişimi, dijital mizah ve toplumsal algı ilişkisini inceleyen literatüre yeni bir bakış açısı sunmayı hedeflemektedir. Çalışmadaki sonuçlar YouTube yorumlarının deprem söyleminin mizah, ironi, bilimsel merak ve kamu eleştirisi yoluyla yeniden üretildiği çok boyutlu bir iletişim alanı oluşturduğunu göstermektedir. Ayrıca dijital mizah hem topluluk oluşturma mekanizması hem de dolaylı eleştiri stratejisi olarak işlev görmektedir.
This study was conducted to understand the public’s knowledge of disasters, risk perception, and information acquisition processes in a country with a high risk of earthquakes like Türkiye. Today, digital platforms, especially YouTube, allow users to interact directly with experts and reveal their knowledge, perceptions, and emotional biases through comments. These interactions are an important source of data for observing public misconceptions, lack of information, and gaps in risk perception regarding earthquakes. The study uses as a case study the ironic response (How are we going to do that, sister?) given by geoscientist Celal Şengör to the question “Can we prevent earthquakes if we move fault lines?” under a YouTube broadcast. This response highlights public misconceptions about earthquakes, while also revealing the role scientists play in communicating with the public to disseminate information and shape risk awareness. Digital commentary has been analyzed through the lens of humor, irony, scientific curiosity, and social criticism; thus, it has been understood that disaster communication processes are not limited to simply transmitting information, but also have an impact on raising social awareness and shaping digital public discourse. In this context, the study aims to offer a new perspective to the literature examining the relationship between disaster communication, digital humor, and public perception. The study’s findings demonstrate that YouTube comments constitute a multi-dimensional communication space where earthquake discourse is reproduced through humor, irony, scientific curiosity, and public criticism. Furthermore, digital humor functions both as a community-building mechanism and an indirect criticism strategy.