Bu araştırma, çocuklara yönelik animasyon yapımlarında kültürel anlamın grafik tasarım aracılığıyla nasıl yapılandırıldığını görsel-işitsel anlatı bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın örneklemini, uluslararası dolaşıma sahip Harika Kanatlar (Super Wings) animasyon dizisinin birinci, ikinci ve üçüncü sezonlarında yer alan ve Türkiye’de yayınlanmış toplam 144 bölüm oluşturmaktadır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde yürütülmüş; veri toplama ve çözümleme sürecinde görsel-işitsel içerik analizi yöntemi benimsenmiştir. Analiz sürecinde bölümler; karakter tasarımları, mekân illüstrasyonları, simgesel nesneler, tipografik öğeler ve işitsel göstergeler bağlamında değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, her bölümde temsil edilen ülke ya da bölgeye ilişkin kültürel unsurların anlatı içindeki rolü kadar, bu unsurların televizyonun zamansal akışına ve çocuk izleyicinin algısal özelliklerine uygun biçimde grafik tasarım yoluyla nasıl sadeleştirildiği ve tekrarlanabilir görsel-işitsel kodlara dönüştürüldüğü üzerinde durulmuştur. Bulgular, dizide kültürel temsillerin ayrıntılı ya da betimleyici anlatımlar yoluyla değil; çocuk izleyicinin algı düzeyine uygun, televizyon yayıncılığına özgü hızlı tanınabilir ve görsel olarak kolay çözümlenebilir göstergeler aracılığıyla yapılandırıldığını ortaya koymaktadır. Özellikle mekân tasarımlarında, belirli coğrafyalara özgü mimari yapılar, doğal çevreler ve kamusal alanlar kültürel bağlamın temel taşıyıcıları olarak öne çıkmaktadır. İşitsel kodlar ise çoğunlukla selamlaşma ifadeleri ve kısa sözlü göstergeler aracılığıyla kültürel bağlamı destekleyici bir işlev üstlenmektedir.
This research aims to examine how cultural meaning is constructed through graphic design in animation productions aimed at children within the context of audiovisual narrative. The sample of the study consists of a total of 144 episodes from the first, second, and third seasons of the internationally distributed Super Wings animation series that have been broadcast in Turkey. The research was conducted within the framework of a qualitative research approach; the audiovisual content analysis method was adopted in the data collection and analysis process. During the analysis process, the episodes were evaluated in terms of character designs, setting illustrations, symbolic objects, typographic elements, and auditory indicators. Within this framework, the study focused on the role of cultural elements representing the country or region depicted in each episode within the narrative, as well as how these elements were simplified through graphic design and transformed into repeatable audiovisual codes in a manner appropriate to the temporal flow of television and the perceptual characteristics of child viewers. The findings reveal that cultural representations in the series are not constructed through detailed or descriptive narratives, but rather through indicators that are quickly recognisable and visually easy to decipher, tailored to the cognitive level of the child viewer and specific to television broadcasting. Particularly in spatial designs, architectural structures, natural environments, and public spaces specific to certain geographies stand out as fundamental carriers of cultural context. Auditory codes, on the other hand, mostly serve a function that supports cultural context through greetings and brief verbal cues.